Bilindiği gibi namaz, dinimizin ifasını emrettiği ibadetlerin en önemlisidir. Akıllı ve ergenlik çağına ulaşan her müslümanın namaz kılması farzdır. Namazın vaktinde eda edilmeyip kazaya bırakılması, en büyük günahlardan biridir. Namaz, uyuya kalmak, unutmak ve baş ile devam olsa imâ yaparak kılamayacak kadar hasta olmak gibi meşru bir mazeret bulunmadıkça kazaya bırakılamaz. Hz. Peygamber aleyhissalâtü vesselâm, "Biriniz uyuya kalır veya unutur da bir namazı vaktinde kılamaz ise, uyandığı veya hatırladığı vakit kılsın." (Buhârî, Mevâkît,37) buyurmuştur. Meşguliyeti çok olmak, aile fertlerinin geçimini sağlamak için yapılan çalışma ve yolculuk gibi durumlar namazın ertelenmesi için özür sayılmaz. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur: "Öyle bir takım insanlar vardır ki, onları ne bir ticaret, ne bir alışveriş, Allah'ı anmaktan, namazı dosdoğru kılmaktan ve zekât vermekten alıkoyabilir. Onlar, dehşetinden kalplerin ve gözlerin ters döneceği günden korkarlar....